WEB TV

HaberTrak – Tekirdağ Haber – Tekirdağ Son Dakika
Güven Serin

ADALET! EŞİTLİK! DİYE BAĞIRIRKEN…

ADALET! EŞİTLİK! DİYE BAĞIRIRKEN…
Bu haber 29 Kasım 2019 - 11:24 'de eklendi ve kez görüntülendi.

 

Meşhur bir söz vardır ya, “Bekâra karı boşamak kolaydır.” Diye… Kendi uygulamadığımız nice şeyi,”Devlet,” , “Millet” diye en kutsal sayıp vatan içerisinde birlikte çıkmış olduğumuz kader yolculuğunda bütün isteklerimiz her daim başka kurum ve kişilerden bekleriz…

 

Bir öğretmen arkadaşıma,24 Kasım Öğretmenler gününde etkinliklere katılıp katılmayacağını sorunca verdiği cevap oldukça ilginçti. Her yıl bildik şeylerin tekrarlandığı, akşam olunca yemeği gidilip yine o bildik sözcüklerin söylendiği etkinliğe katılmaktan hoşlanmadığı için katılmayacağını öğrendim.

 

Aramızdaki samimiyet ölçüsünde Öğretmenler Günü kutlamaları üzerinden öğretmen arkadaşıma seslendim; “ Ezberi sen boz! Katıl ve fikirlerini söyle. Neler yapılırsa bu tür etkinliklerin daha iyi olacağı üzerine ne düşünüyorsan öne sür.” Bu söylediklerimi saygıyla dinleyen arkadaşım tebessümle karışık gülümsedi. Ve şu cevabı verdi; “ Bunca idareci, yetkili varken bana ne düşer ki?”

 

Arkadaşım kendi açısından doğruyu söylüyor. Onun yaptığını kendimin, çevremdeki birçok insanın tekrarladığını biliyor ve irdeliyorum. Her daim susmayı, bastırılmış duyguların karakterleri içinde olayların arkasından konuşmayı ezberlemiş yaşam kültürleri haline getirmişiz.

 

Her yerde “Adalet” ve “Eşitlik” üzerine moda haline gelen nice istekler var. Haklı yönlerini asla yok sayamam. Gelişmiş ülkelerdeki adaletin, eşitliğin olmasını hatta onlara örnek alacak yaşam biçimlerimizin olmasını çok isterim.

 

Adalet ve eşitlik isteklerimiz ve haykırışlarımız ne kadar içten? Ne kadar gerçekçi? Sadece kendi kişisel ihtiyaçlarımız veya canımız yandıktan sonra mı sesimiz çıkıyor; yoksa komşumuz, dostumuz hatta düşmanımızın bile adil olmayan olaylarla karşılaştığında ses çıkartıyor muyuz?

 

Adil ve eşitliğe inananların sesi, istikrarı ve gücü yeterli olmadığı, bu isteklerin sahipleri olan bizler; en yakınımıza bile; ADİL davranmıyorsak, bu sistemi, hatta sistemsizliği de başımızdan atmamız mümkün görünmeyecektir.

 

En aydın olanımız bile “Erkek” torunu veya çocuğu olunca; “ Neslin geleceği kurtuldu” gözüyle bakıyor. En aklı başında olanın bile çocukları arasında yapmış olduğu ayrımcılıklar; adaletsizlikler, eşitsizlikler diz boyumuzu çoktan aşmış.

 

Hastaneye gitsek, tanıdık arıyoruz. Askere oğlumuzu yollasak yine tanıdık arıyoruz. İş bulmada, iş takipte, her alanda bir tanıdık peşinde koşuyoruz. Katılmış olduğum Antalya Ahmetler Kanyonu yürüyüşünde, etkinliğe katılanlar arasında bir maliyeci vardı. Şoföre şöyle nasihat ediyor; “ Eğer bir konuda başın sıkışır veya yolda maliyeci arkadaşlar seni durdurursa benim selamımı söylersin.”

 

Oysa yürüyüş boyunca herkes eşitlikten, adaletten konuştu durdu… Balık baştan kokmaya görsün; geleneklere, genetik yapıya iyice yerleşiyor… Cumhuriyetin ilk yıllarının reformları tam da şimdilerde gerekli.21.yüzyılın ilk çeyreği biterken, dünyanın bir bölümü uzaya yerleşmeyi planlarken, ülkemizdeki genç nesil ilk fırsatta ülkeyi terk etmeyi düşünürken; adaleti, eşitliği ve kaliteli yaşamlar için nelerin yapılması gerektiğini karara bağlayıp, çözüme kavuşturacağımız zaman; bu zamanlardır…

 

Artık, her fırsatta “Adalet ve Eşitlik” diye haykırmıyorum. Kendi çevreme adil olma ve eşit davranma uğraşına, ciddi, kalıcı, kültürel çözümler getirmek için kendi adaletimi, eşitliğimi yerleştirmeye çalışıyorum.

 

Sözün kısası, herkse evinin önünü süpürürse, yola çöp atan kalmayacağı gibi, çöp atmak isteyenlerin on kere düşüneceği, çekineceği de bir güzel gerçektir. Adil, eşitlikçi ve dürüst olmak; oldukça karlı bir iş; beden ve ruh sağlığına da çok iyi gelir. Kısa vadede pek karlı görünmese de ufku görebiliyorsanız şimdiden bu uğraşın içine girmenizi önermeyi borç biliyorum…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
WEB TV
Örnekler