WEB TV

HaberTrak – Tekirdağ Haber – Tekirdağ Son Dakika
Uzm.Dr.Aydan ÇEVİK VAROL

Çocuklarda İştahsızlık

Çocuklarda İştahsızlık
Bu haber 23 Mart 2020 - 13:37 'de eklendi ve kez görüntülendi.

İştahsız çocuk kapsamlı bir tanımlama olup az yemek yiyen; seçici, isteksiz, yavaş beslenen; yeni bir besin tüketmek istemeyen; daha çok abur-cubur ile beslenmeyi tercih eden gibi birçok anlamı taşıyabilir. Çocukluk çağında iştahsızlık ve yeme problemleri nedeniyle doktora başvuran sağlıklı çocukların oranı %25 iken bu oran büyüme ve gelişme geriliği olan çocuklarda ise %80 olarak bildirilmektedir

Çocuklukta iştahsızlık sistemik hastalıklar, anemi, enfeksiyon, alerji, reflü gibi fiziksel rahatsızlıklara; ailede önemli bir yaşam olayının ortaya çıkışı, kardeş kıskançlığı, yeme becerilerinin gelişmemiş olması, çocukluk çağı depresyonu gibi psikolojik nedenlere bağlı olabilir. Ayrıca ebeveynin beslenme tutumları, çocukları beslemek için uyguladığı yöntemler, onların yeterince yemediğini düşündüğünde takındığı tutumlar da çocuklarda tek başına yeme davranış bozukluğuna yol açabilir veya mevcut yeme probleminin daha da kötüye gitmesine neden olabilir.

İlk 6 ay bebeğin kilo alımı ve boy uzamasının en hızlı olduğu dönemdir. İkinci 6 ayda büyüme hızı yavaşlar ve bebek daha az besin tüketmeye başlar. İlk aylardaki kilo artışına bakarak yaşamın ikinci 6 ayında da aynı artışı bekleyen anne, çocuğun üzerine daha fazla odaklanabilir. Anne çocuğu beslenmek için daha fazla çaba harcar ve çocuk da beslenmeyi red yanıtı verir. Böylece anne-bebek arasında çatışma gelişir.

Ek besinlere ve dolayısıyla katı gıdalara geçiş döneminde ise bebek anne sütü dışındaki yeni besinleri almakta isteksizlik gösterebilir. Bu dönemde yeni besinler çocuğun hasta olmadığı ve yemek için istekli olduğu zaman denenmelidir. Bazen yeni besinin tadının beğenilmesi 10-15 kere denemeden sonra olabileceği unutulmamalıdır. Çocuklar büyüme evreleri boyunca besin öğelerine yönelik değişik davranışsal veya sözel tepkiler gösterirler. Beğenmediği besinlere karşı başını çevirme, ağlama, öğürme refleksi, fazla beslenme sonrasında kusma davranışı geliştirebilirler. Beslerken çocukta endişe yaratan davranışlar, huzursuz bir ortam beslenmeyi olumsuz etkilerken, çocuğun duygusal gereksinimlerinin giderilmesi, anneye güvenin arttırılması beslenmeyi olumlu etkiler. Bazen de duygusal gereksinimlerini, otonomi kazandığını anneye ve çevresindekilere bildirmek ve dikkat çekmek için beslenmeyi reddediyor olabilirler.

İlk 1 yaşta iştahın 12. aydaki kilo için belirleyici olduğu, 12. ayda görülen besin reddetme davranışının kilo alımını etkilemediği fakat ailenin veya bakıcının olumsuz tutumunun kilo alımını olumsuz etkilediği gösterilmiştir. 8 Beş yaşında çocuklarda yapılan çalışmada, çocukların daha fazla yemesi için zorlandığı, sosyoekonomik düzeyi iyi olan ailelerin beslenmeye teşvik için ödüllendirme ve anlatma yöntemini kullandığı, çocukların kendi yemeğini seçmesinin daha doğru olacağı belirtilmiştir.

Üç-beş yaş grubundaki çocuklar yeterince otonomi kazanmadığı için aynı anda televizyon seyredip yemek yeme işini yapamamaktadır. Bu sırada bakıcı veya anne çocuğu yedirmeye zorlayarak beslenmeyi olumsuz olarak etkileyebilir. Çocuklar yakın çevresinde gördüğü davranışları taklit ettiğinden, yakınları, kardeşleri ve arkadaşlarında besin seçme ve beslenme konusunda olumsuz davranışları örnek alabilirler.

Çocuğun bireysel olarak değerlendirilmesi, iştahsızlığa neden olabilecek psikolojik ve organik sorunların belirlenmesi önemlidir.Çocuklarda iştahsızlık pek çoğumuzu yakından ilgilendiren ve çok uzun bir konu, daha sonraki yazılarımda önerilerle tekrar ele alacağız.

Çocuğun ne zaman ne yiyeceğine anne veya baba karar vermeli, ne kadar yiyeceğini ise çocuk tercih etmelidir.

Çocuğun tabağı ilgisini çekecek şekilde süslenmeli ve seçim yapmasına izin verilmelidir.

Çocuğun aile ile birlikte yemeğe oturması uygun beslenme alışkanlığını kazanması için gereklidir.

Çocukların bir porsiyonunun ortalama bir yumruğu kadardır.

Öğün süresi 30-35 dakikadan uzun tutulmamalı, bu süre içinde yenmeyen besin ortadan kaldırılmalı ve bir dahaki öğüne kadar ara öğün veya abur-cubur gibi gıdalar verilmemelidir.

Başka bir çocukla beslenme pozitif motivasyon etkisi nedeniyle tercih edilebilir.

On aydan büyük çocukların önlerine besleyici gıdalar konularak erişmesine ve bağımsız beslenme deneyimleri yaşamasına olanak sağlanmalıdır.

Beslenmeyi reddetme davranışı başlayınca beslenme durdurulup ara verilmesi, kısa bir süre sonra tekrar denendiği zaman yine reddederse beslenme sonlandırılmalıdır.

Ne kadar yiyeceğinden çok, ne yediği ile ilgilenilmeli, yiyecek ve beslenme dışındaki iyi davranışlarına odaklanarak destekleyici olunmalıdır.

Yemek öncesinde veya gün içinde aşırı tüketilen sıvı gıdalar, özellikle meyve suyu sınırlandırılmalıdır.

Erken dönemde yaşına uygun farklı tat ve gıdalarla tanıştırılan çocukların besin seçiciliği daha nadir görülmektedir.

Ailenin özellikle annenin beslenmesinde çeşitliliğin çocuğun farklı besinleri kabullenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Bazı çocuklar iştahla sofraya oturur, az miktar yemekle hemen doyarlar. Böyle çocukların öğünleri az miktarda ve sık olacak şekilde düzenlenmelidir.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
WEB TV
Örnekler