WEB TV

HaberTrak – Tekirdağ Haber – Tekirdağ Son Dakika
Güven Serin

DÜNYA HASTALANDI

DÜNYA HASTALANDI
Bu haber 25 Mart 2020 - 10:44 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Tüm dünyanın sorunu-korkusu hep aynı… Belki de bu korku, aynı hissiyat ilk kez yaşanıyor. Corona virüsü sadece Çin’de kalsaydı, çoğumuzun haberi bile olmayacak, ölenlere film izler gibi bakıp geçecektik! Çin, kendi savaşını yaşarken ilk önce seyreden, burun kıvıran dünya; kendi ateşini, solunum yetmezliğini hisseder hissetmez kendi paniğine, kendi korkusuna sarıldı…

 

Bir taraftan bir şarkı çalınıyor insanların hafızasında;

 

“Gönlüme bir ateş düştü, yanar ha yanar

Ümit gönlümün ekmeği, umar ha umar

 

Ustam geldi sırtıma vurdu unut dedi romanları

İşçisin sen işçi kal giy tulumları.”

 

Ve bir taraftan tüm sağlık birimleri, corona virüsüyle baş edebilme adına; “Evde kal, giy pijamalarını!” diyerek, insanların insanlık ormanında fark edemedikleri özgürlüğün ne mühim şey olduğunu hatırlatıyor; duvarların arasına sıkışan insan, insanlığın bu cebelleşme halinde…

 

23 Mart itibariyle 65 yaş ve üstünde olanların sokağa çıkma yasağı başladı. Corona virüsünün şiddetinin, korkunç yüzünün gerçeği her geçen gün şehrin sokaklarında, caddelerinde fark ediliyor. Hayalet şehir; sokaklar, caddeler ve bu durumu tam olarak anlayamayan, algılayamayan şaşkın, şaşırmış insanlar…

 

İşin garibi neredeyse birkaç hafta önce; “ Bize bir şey olmaz” der gibi, herkes kendi eğlencesine devam ediyordu. Oysa o anda, Çin kendi büyük savaşını, mücadelesini veriyordu. Derhal, bu konuyu takip edip, kendi ulusal savunmamızı alabilseydik, şimdi her gün farklı kararların, ölüm ve tanı haberlerin korkulu günlerini yaşamazdık…

 

Kurbağa deneyi baştan beri aklımdan çıkmıyor. İlk önce, usul usul ılık suya alıştırılan ve alışan kurbağa, en sonunda kaynayan suyun içinde aşlanarak ölüyor… Bu gidişi ancak karikatüristler ve alınan kurallar, tedbirler ve her akşam korkuyla izlediğimiz haberleri izliyoruz; “Acaba bugün kaç kişi öldü? Acaba bugün kaç kişiye corona tespiti kondu?”

 

“İşçisin sen işçi kal giy tulumlarını!” , “ Evdesin sen evde kal, giy pijamalarını…”

 

Sonsuza kadar evde kalınamayacağını düşünürsek, birde evde kalma durumu olmayanlar; akıl almaz bir yol, yolculuk başladı; herkes kendi dersini ne kadar çıkaracak? Dünya ülkeleri savaş bütçelerinin bir bölümünü sağlık bütçelerine ayırmış olsaydılar acaba bu eziyet bu korkunç günler, geceler; ölümler yaşanır mıydı?

 

Alınan önlemlere karşı herkes saygılı; yani büyük çoğunluk.65 yaş ve üstü sokağa çıkamayacak; eyvallah! Peki, ama bunlara; evlere gerekli ihtiyaçları taşıyan insanlar, bu insanların taşıdıkları nesneler, hangi önlemlerle ve corona  virüsünden arınmış halde evlerimize getirilecek?

 

Garip bir durum! Hem kendimizi koruyacak, hem başkalarını? Bir taraftan da evde sıkışmış insanlar, garip ve neredeyse hiç duymadığımız kavgalara tutuşmaya başladı.

 

Yavuz Mahallesinden geçerken, iki komşu kadının kavgasına şahit oldum. Belli ki tüm sokak sakinleri, yoldan geçen insanlarda bu kavganın seyircisi olmayı, sonuna kadar nereye kadar gideceğini merak ediyorlardı.

 

Kadınların birbirine olan bedduaları neredeyse hiç duymadığım derece kuvvetli, acımasız ve insan ruhunu acıtacak dereceden çok öteye uzanıyor; beddualar, çoluklarına, çocuklarına kadar uzanıyordu.

 

Bir taraftan corona, bir taraftan evde sıkışmışlık ve bugüne kadar durumdan hiçbir şekilde haberdar olmayan insanların şaşkın hale; Acaba? Bize de uğrar mı? Acaba? Bizi teğet geçer mi?

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
WEB TV
Örnekler