WEB TV

HaberTrak – Tekirdağ Haber – Tekirdağ Son Dakika
Güven Serin

KENT MÜZELERİ, TEKİRDAĞ’A NE KATAR?

KENT MÜZELERİ, TEKİRDAĞ’A NE KATAR?
Bu haber 10 Temmuz 2019 - 10:07 'de eklendi ve kez görüntülendi.

 

Tekirdağ’ın yalnızlığının sebeplerinden birisi, belki de en önemlisi bu şehrin önünü açılacak büyük projelerin ortaya çıkmaması…

 

Dikkat edin; kurum ve kuruluşlarımızın amaçları; misyon ve vizyonları, inanılmaz sözcüklerle dolu. Kulağa o kadar güzel geliyor ki; o kadar olur… Uygulamaların çoğu göstermelik veya kâğıt üzerinde kalıp duruyor.

 

Beş yıl önce kurulmuş KENT KONSEYİMİZ var. Amaçlarına bir bakın; şaşar kalırsınız! Özerkliğine ve kendine ait bütçesi var mı sorusuna cevap veremezsiniz. Çünkü tam bağımsız ve kendi bütçesi olmadığı için belediye başkanının iki dudağı arasında bir yerde sessizliğini korumakla görevli bir sürü iyi aydın insan, bekler durur…

 

1980’li yıllardan bu yana Kent Müzeciliği uygulamaları tüm dünyada yaygınlaşıyor. Kentlerin yaşamlarına hareket getirecek, kent insanlarını yalnızlıktan, çaresizlikten kurtaracak her türlü programların, etkinliklerin olduğu insan merkezli yeni müzecilik anlayışı böyle doğdu ve gelişiyor.

 

Müze Kütüphane Modellerinde de bu felsefe var. Henüz tam olarak geliştirilmemiş olsa bile; Adana Karacaoğlan Edebiyat Müze Kütüphanesi, Ankara Mehmet Akif Ersoy Edebiyat Müze Kütüphanesi, Diyarbakır Ahmet Arif Edebiyat Müze Kütüphanesi, İstanbul Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi öncü yerlerden-kurumlardandır.

 

Tekirdağ, bu tür sosyal, kültürel oluşumların öncüsü olmakta hep geç kalıyor. Gecikiyor. Sebebi nedir? İnsanımızın duyarsızlığında mı gizli? Yoksa büyük projelere imza atacak yöneticileri, belediyecileri çıkartıp göreve getirmekte yeterli beceri gösteremiyor muyuz?

 

Kent Müzeleri, gelişmiş ülkelerde yaptıkları ve yapacakları faaliyetleri göz önünde bulundurursak, kent yaşamlarına katacakları değerleri de görüp anlama imkânımız olur.

 

Bu müzelerin ana felsefelerinde hümanizm var. İnsan merkeze oturtuluyor. Sadece elit zümrelere ait olmayan, eşya odaklı müzeler olmaktan çıkartılıp, insan merkezli mekânlara dönüşüyorlar.

 

Çağımızın teknoloji çağı olduğunu, zamanımızın 21.yüzyıl olduğunu fark edersek, insanlarımızın hızla yalnızlaştığı bu vakitlerde kent müzeleri kurtuluş, soluklanma alanları olmaktan öte yaşam alanları haline gelecektir.

 

Tekirdağ’da böyle bir müzenin şehrimize kazancı ne olur? Değişimi hangi önemli katkılarla sağlayabilir?

 

Dünya kent müzelerinin felsefesi, faaliyetleriyle bu işe verdikleri katkıyı, şu alıntıyla anlatmak isterim;

 

“ Müzeler arasında sergi, konferans, konser ve gösterilerinde, ölüm, yaşlanma, yalnızlık korkusu, sevgi, cinsellik, dayanışma ihtiyacı, toplumca kabul görme ve modalar gibi temel, bireysel ilgi konularını, ya da içinde bulundukları toplumların tartıştığı ve baş etmeye çalıştığı sorunları ele alan, koleksiyon ve etkinlik planlarını düzenleyen müzeler öne çıkıyor.”

 

İnsan merkezli müzelerin, sivil toplum örgütlerini de yanına alarak, toplumlarına, kentlerine kattıkları değerlerin ucu bucağı yok.

 

Bu şehir; Tekirdağ, her gelişmede arka planda tutulmuş, denizin dibinde yaşarken, balıksız, deniz kültürü olmadan yaşamlar geliştirmiş olmasının sebepleri hiçbir zaman aklı da yanımıza alarak tartışmadık.

 

Sahilde bulunan balık ekmek satıcılarından öte bir balık lokantaları, sokakları oluşturmakta halen geç kalma duyarsızlığı yaşamaktayız. İnsanını evlere, kahvehanelere hapseden bir düşünce biçimi, kentlerin gelişmesine katkı vermesi düşünülemez.

 

Günümüzdeki insanımızın daha çok yaşar hale gelmesi, insanların yalnızlıklarını, yepyeni mekânların hareketi, öğretileri, eğitimleriyle çok daha anlamlı ve faydalı duruma taşımamız, getirmemiz mümkündür.

 

Müze Kentlerin, Müze Kütüphane Modellerinin acilen incelenmesi ve bu tür mekânların kurulma çalışmaları yapılırken, Şehir Tiyatrolarının, Şehir Opera Binasının da olmazsa olmazlar arasında olduğunun şuurunu da geliştirmeliyiz.

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
WEB TV
Örnekler