WEB TV

HaberTrak – Tekirdağ Haber – Tekirdağ Son Dakika
Güven Serin

Belki De İnsanın Tekrar Doğaya Dönüşüdür Lavantalar!

Belki De İnsanın Tekrar Doğaya Dönüşüdür Lavantalar!
Bu haber 26 Temmuz 2021 - 9:35 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Günümüzün vazgeçilmez koşusudur lavanta tarlalarına gitmek. Akın akın giderken insanlar, mor ve beyazın büyüsüne kapılmışken, lavanta çiftçileri de bu işi bir parça kara dönüştürmenin peşinde.

 

Ne der koca Nazım; “ Bu el hafiften benzin, tünün ve bayıltıcı bir lavanta kokuyordu.” Lavantanın kolonyasını herkes kullanmaz. Bilmez, merak bile etmez… Gel gelelim, bugünün lavanta merakı nedendir bilinmez!

 

Birlikte bakalım lavanta tarlalarına koşup, fotoğraf ve video çektirenlere. Yılların çiçeksiz kalışından mıdır? Yoksa lavantanın estetik görünüşü, mor ve beyaz çiçeklerinin gizemli ve dimdik duruşları, ihtişamı araka tarafa alıp, kendi yaşamımızı öne çıkarma nezaketi; yolculuğu mu?

 

 

Her ne sebepten olursa olsun; lavantalara koşan insanları alkışlıyorum. Onların duruşlarını, estetik şölenlerini merak etmelerinin yanında insan denen canlının yüklediği, ürettiği, masallaştırıp, mitolojiye armağan ettiği nice öyküler gizlidir çiçeklerin görünür ve görünmez yüzlerinde.

 

2009 yılında Gelibolu törenlerine katılmıştım. Yeni Zelandalı-Anzakların binlerce km öteden gelip dedelerinin, ait olmadıkları topraklarda, ait olmadıkları savaşa katılıp ölmeleri nedeniyle şafak töreni yapılıyordu; güne süzülen ilk ışıkların yorgun ve meraklı genç bedenli Avustralyalı insanları tarafından…

 

Onların öyküsü çok basitti. Ait olmadıkları savaşa gelen dedelerinin sadece bir yönüyle övünmek ve onları anlamaya çalışmak. Nedir övündükleri yerleri, orada yatan Avustralyalı askerlerin torunlarının? İngilizlerin kandırmış olduklarını, ama bu kandırma içinde verilen sözü tutmuş olmanın yaralı, yitik erdemlerini işliyorlardı genç nesillerin yürüyüşe çıkmış ruhlarına, bedenlerine…

 

Bir de seçmiş oldukları iki çiçek vardı. Gelibolu’na ait, öyküsü binlerce yıl öteye giden iki çiçek. Birincisi: Beyaz Çiçekli Laden… İkincisi ise: Biberiye… Küçük kitapçıklar, rozetler bastırmışlar; Türkçe ve İngilizce sözcüklerde anlatıyordu biberiye ve beyaz ladenin insanların onlara verdikleri anlamlar, yükledikleri kavramlar…

 

Beyaz laden’in savaş zamanı ile güçlü bağı olduğunu öğrenmişler ve onu simge olarak seçmişler. Biberiye’nin ise eski bir anma sembolü olması nedeniyle bu törenlerin büyük ihtişamına dâhil olmuştu…

 

Ya mor ve beyaz lavantalara niçin koşuyor insanlar? Akın akın gidiyorlar tarlalara… Birkaç fotoğraf, birkaç video ve sonra onu paylaşıp alacakları beğeni midir sadece bu rüzgârlı tepelerin eteklerine gidip lavanta tarlalarında dolaşmak?

 

Gücün, ihtişamın, estetiğin, birlikteliğin sembolleri-anlamları yüklenmiş olan lavantalar-lavanta çiçekleri kimsenin inkâr edemeyeceği kadar yakışıyor tarlalara ve kırlara… Körleşme ile yüzleşemeyen, kendi içinde derinlere inmekten korkan, dört duvar aralarına, şehirli olma telaşı-aşkı içinde sıkışan insanın belki de doğaya tekrar dönüşüdür lavanta tarlaları…

 

İstanbul’da Aşiyan diyarında Atlı Köşk denen Sabancı Müzesi, sadece müze salonlarıyla, Sabancı ailesinin hatıralarıyla kucak açmıyor, arayış ve merak içinde olan insana. Bahçesindeki yaşlı, ulu ve gölgesi koyu olan ağaçların yanında kendi gösterisini yapan çiçek bahçelerinin de hoşluğu, estetiği, ihtişamı sarar oraya ait hisseden bedenleri…

 

Her çiçeğin, her ağacın bir ismi vardır, hemen dibindeki tabelada. Biraz daha ileri gidip, öykülerini de yazsak, yazabilsek kısacık… O öykülerdir bizleri tekrar insanın yolculuğuna çıkartacak, kokuların, renklerin, desenlerin rüzgâr ile birleşen şarkılarının bir parçası yapacak olan şey…

 

Lavantanın peşinde koşarken, yöredeki kekikleri, biberiyeleri, karaçalıları, ıhlamurları, meşeleri, çınarları, kavakları da merak edip, kendini tekrar tekrar yeşerteceği hikâyenin bir parçası olacaktır; lavanta tarlalarına akın eden insanlar-insancıklar…

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER