WEB TV

HaberTrak – Tekirdağ Haber – Tekirdağ Son Dakika
Uzm.Dr.Aydan ÇEVİK VAROL

COVİD-19 PANDEMİ SÜRECİNDE NASIL BESLENELİM ?

COVİD-19 PANDEMİ SÜRECİNDE NASIL BESLENELİM ?
Bu haber 07 Ocak 2022 - 11:59 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Solunum yolu enfeksiyonu olan COVID-19, katabolizmayı arttıran metabolik rahatsızlıklara neden olmaktadır. Bu sebeple, bağışıklığı kuvvetlendirmek için, yeterli ve dengeli beslenmek çok önemlidir. Bağışıklık sistemi ile yakından ilişkili olan inflamatuar tepki, mitokondriyal düzeyde oksidatif stresi teşvik etmektedir. Bağışıklık sistemi; hormonal ve metabolik düzenleme, besin kullanımı gibi birçok fizyolojik durumu etkilemektedir. Yetersiz beslenme ve enfeksiyon döngüsü, özellikle savunmasız popülasyonlarda morbidite ve mortalite ile ilişkilidir. Enerji, protein ve spesifik mikro besinlerin yetersiz alımı, baskılanmış bağışıklık fonksiyonu ve enfeksiyona karşı artan bir duyarlılık göstermektedir. Bireylerin doymuş yağ ve şeker oranı yüksek besinleri yemekten kaçınmaları ve bunun yerine yüksek miktarda lif, doymamış yağlar, probiyotikler ve antioksidan içeren besinleri tüketerek, bağışıklık fonksiyonunu güçlendirmeleri gerekmektedir.

A Vitamini: A vitamini eksikliği, genel olarak artmış enfeksiyon riski ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle protein ve et alımının düşük olduğu ülkelerde en çok görülen mikro besin eksikliklerinden biridir. Hayvansal protein kaynakları genellikle iyi miktarda A vitamini sağlar; bu nedenle balık, et, kümes hayvanları, yumurta ve süt ürünlerini içeren yüksek proteinli diyet Solunum yollarının viral enfeksiyonunu önlemek için, yaşlılara yetişkinlere ve ergenlere A vitamini (retinol) eklemeleri tavsiye edilmektedir.

B vitaminleri: B vitaminleri, enerji ile ilgili birçok enzimatik süreçte yer alır. B vitamini formlarının, virüs enfeksiyonunun neden olduğu inflamasyonu azaltmada etkili olduğu da gösterilmiştir. B12 vitamini, B6 vitamini ve folik asit ile birlikte, nükleik asit ve protein biyosentezi yoluytla, bağışıklık fonksiyonlarında yer almaktadır. B6, bağışıklık ve savunma mekanizmasında bir koenzim olarak gereklidir. B12 vitamini, antikor üretimi ile ilişkilidir. Bu yüzden eksikliğinde, bağışıklıkta  azalma söz konusudur. B grubu vitaminlerinin eksikliği, homosistein yolunun alevlenmesi ile ilgili olduğundan, bu vitaminler COVID-19 sürecinde çok önemlidir.

C vitamini: C vitamini genellikle, serbest radikalleri doğrudan söndüren, klasik bir antioksidan olarak algılanır. Askorbik asit, yara iyileşmesinde önemli olan dokunun yeniden şekillenmesini sağlamaktadır. C vitamininin, bağışıklığın ve immün yanıtın her aşamasını etkilediği gösterilmiştir. Beyaz kan hücrelerinde bulunan C vitamini, enfeksiyon sırasında hızla tüketilir. Bir antioksidan olarak suda çözünen bu vitamin, bağışıklık fonksiyonunu güçlü bir şekilde arttırır ve soğuk algınlığının süresini ve şiddetini azaltır. COVID-19’da alt solunum yolu enfeksiyonu varlığı göz önüne alındığında, turunçgiller ve yeşil yapraklı sebzeler veya takviyeler gibi C vitamini kaynaklarının diyetle daha fazla alınması önerilir.

D vitamini: D vitamini diyetle balık, yumurta, zenginleştirilmiş süt ve mantarlar yoluyla alınabilmektedir. Ancak, büyük çoğunluğu, UV ışığı varlığında deri yoluyla sentezlenebilmektedir.Yapılan bir çalışmada, D vitamini eksikliği ile hastaneye başvuru, hastalık şiddeti ve mortalite arasında bir artış bildirilmiştir.

E vitamini: E vitamini, tokoferollerin ve tokotrienollerin başlıca formlarında bulunur. Tokoferoller, fındık ve bitkisel yağlarda yüksek miktarlarda bulunurken, tokotrienoller bazı tohumlarda ve tahıllarda ağırlıklı olarak bulunur. Yağda çözünen bir antioksidan olan E vitamini antioksidan savunmanın ana bileşenidir. Epidemiyolojik çalışmalar, E vitamini eksiklikliğinin viral patojeniteyi artırdığını ve bağışıklık yanıtlarını değiştirdiğini göstermiştir. E vitamini takviyesinin, hayvan deneylerinde bağışıklığı arttırdığı, inflamasyon ve viral yükü azalttığı bulunmuştur.

Mineraller: Azalmış makro mineraller ve eser elementler, enfeksiyon riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Çinko: Çinko, bağışıklık hücrelerinin hücresel büyümesi ve farklılaşması için gereklidir. Düşük çinko durumu, viral enfeksiyon riskinin artmasıyla ilişkilendirilmiştirDiyetle alınan yetersiz çinkonun, bulaşıcı hastalıklara karşı duyarlılığı arttırdığı bildirilmiştir. Çinko takviyesi, soğuk algınlığı semptomlarının şiddetini ve süresini azaltmada önemli ölçüde etkilidir. Viral hastalıkları olan hastalarda hücre aracılı bağışıklık ve enfeksiyon azalması için faydalı ve terapötik etkilere neden olmuştur. Bireylerin diyetle, kırmızı et, kümes hayvanları veya deniz ürünleri gibi yeterli miktarda çinko kaynakları tüketmeleri önerilmiştir. Yaşlılarda düşük çinko düzeyinin, zatüre ile ilişkili olduğu belirtildiğinden, düşük çinko düzeyine sahip bireylerde, normal çinko düzeyine sahip bireylere göre zatüreye bağlı ölüm oranının iki kat arttığı bildirilmiştir. Aynı zamanda, çinkonun soğuk algınlığı semptomlarını iyileştirdiği öne sürülmüştür.

Demir: Demir, hücre farklılaşması, büyümesi ve işleyişinde önemli bir bileşen olarak bilinmektedir. Genellikle, et ve et ürünleri gibi protein içeriği yüksek besinlerden alınmaktadır. Demir, enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olur.

 

Etiketler :
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER