DOLAR 32,8011 % 0.91
EURO 35,3624 % 0.99
GRAM ALTIN 2.466,14 % 1,38
ÇEYREK A. 4.032,13 % 1,38
BITCOIN 66.335,99 1.369
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 32°

UYUTMAK ÇARE DEĞİLDİR

Son Güncelleme :

28 Mayıs 2024 - 13:06

UYUTMAK ÇARE DEĞİLDİR

Ülkemizde, bir yasanın çıkacağının söylentileri dönüp dolaşıyor. Kimileri, bu yasaya katliam diyor. Kimileri, bir gereklilik diyor. Ben, katliam diyenler arasındayım. Bahsettiğim yasa, sokak hayvanlarının ‘uyutulması’ yasası. Hayvan haklarını ayaklar altına alan, kültürümüze aykırı bu uygulama kesinlikle yürürlüğe girmemeli.

Ülkemizin, birçok sorunu var. Bunlardan bir tanesi de, sahipsiz sokak hayvanları sorunu. Tabii ki, sokaklarda kontrolsüz gezen hayvanlarının üşümesini, hastalanması, aç kalmasını, caniler tarafından şiddet görmesini, kazalara karışmasını ben de istemiyorum.


Sokak hayvanlarının, itlaf edilmesi veya uyutulması sokak hayvanlarının öldürdüğü insanlara bağlanıp meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Çözümün, öldürmek olmadığını istatistiklerbize gösteriyor. Güvenli Sokaklar ve Yaşam Hakkını Destekleme Derneği’nin verilerine göre 2022 yılında, sokak hayvanları tarafından öldürülen 13 vatandaş bulunuyor. Bu ölümlerin, küçük görülmesini doğru bulmuyorum ancak SGK’nın verilerine göre iş kazalarından ötürü ölen emekçilerin sayısı 1528 kişi. Sayının bu kadar fazla olmasına rağmen kimse, patronları, iş güvenliğinden sorumlu görevlileri, ölümlere sebep olan şahısları itlaf edelim demiyor.

Sokak hayvanları, gerçekten de sokaklarda gezmemizi zorlaştırıyor. Ülkemizdeki insanların çeyreği, bir yakınının sokak hayvanları tarafından saldırıya uğradığını söylüyor(Kaynak: İçişleri Bakanlığı’nın 2022 tarihli anketi. Dönemin bakanı: Süleyman Soylu). Bu rakam bizlere, sokaklarda saldırgan hayvanların bulunduğunu gösteriyor. Peki, çare uyutmak mıdır?

Sahipsiz kalan hayvanları, öldürmek dışında birçok seçenek bulunuyor. Bu seçenekler, itlafın aksine ‘çözüm’ olarak nitelendirilebilir. Bunlardan bir tanesi, sahipsiz kalan hayvanları kısırlaştırmak; Etkili bir kısırlaştırma planı, kalifiye görevliler, birkaç yıl içinde sokak hayvanlarının neredeyse tamamını kısırlaştırabilir.

Kısırlaştırmayı bir çözüm olarak görmüyorsanız, başka bir seçenek; kaliteli barınaklar yapıp, sokak hayvanlarını bu barınaklara yerleştirmek. Hayvanların, halk tarafından izlenebilecek, liyakatli görevlilerce bakımları yapılacak barınaklara yerleştirilmesi hayvanların rehabilite olmasını ve saldırganlık özelliklerini kaybetmelerini sağlayacaktır. Aklınıza, maliyet geliyorsa sizlere bir sorum olacak: Sizce, bir hayvanın canı kaç paradır? Bence, her can paha biçilemeyecek kadar kutsaldır. Her canlının, yaşama hakkı vardır.


Bu yazımı okurken, içinizden “Acaba, bu çocuk saldırıya uğradı mı?” sorusunu sorduğunuzdan eminim. Cevabım, evet hem de birçok defa. Bisiklet ve motor süren birisiyim, sokak hayvanları tarafından birçok kez kovalandım. Çok fazla kovalanmama rağmen, hiç ısırılmadım. Bunun sebebi, birçok köpeğin tekerlekler döndüğü için havlaması. Sizlere önerim, tekerlekli bir araç sürüyorsanız, aracınızı durdurup hayvanın yanından aracınızı itekleyerek geçmeniz veya hayvanı sevip tekrardan yola devam etmeniz. Ayrıca, (bisikletle bile olsanız) heyecan yapmazsanız birçok hayvan saldırısından kolayca kaçabilirsiniz.

Bir de, kişisel yaşamımla ilgili eklemek istediğim son bir şey var. Beni kovalayan hayvanların, büyük bir kısmı inşaatların ‘beleş güvenlik’ maksadıyla yetiştirdiği ipe veya zincire bağlı sokak hayvanları idi. Bu olaydan, 5 Aralık 2023 tarihinde yayınlanan “Reklam Değil Mama Doyurur” isimli yazımda bahsettiğim için bu yazımda bahsetmek istemiyorum. İlgilenenler, bu yazımı da okuyabilir.


Sokaklarımız, birçok suçluyu barındırıyor. Hayvanlara tecavüz edenler, insanları öldürenler, vergi kaçakçıları cezaları bittiğinde dışarı salınıyor. Bu suçlular kendilerini ‘kader mahkûmu’ diye avutarak, aramızda utanmadan gezebiliyor. Sokak hayvanlarından daha fazla kişinin ölümüne sebep olan, araba üreticilerin kâr tutkusu yüzünden üretimi devam ettirilen ağır, büyük ve kaputunun bir çocuğun boyundan yüksek olan arabalar regülasyonlardan geçebiliyor. Kaçakçılar, teröristler sınırlarımızdan rahatça geçebiliyor. Kısacası, ülkemizde herkes kendine yer bulabiliyor ancak bir şekilde sokak hayvanları tehlike olarak görülüyor.

Hayvanları katletmek, vicdana aykırı. Vicdana aykırı olmasına ek olarak, hayvanları uyutmanın sermayeye de zararı bulunuyor. Parayı, ilk sıraya koyan insanlar için oluşacak sıkıntılardan bahsetmek istiyorum. Hayvanları uyutmanın, bir maliyeti bulunuyor. Bu maliyete ek olarak, ülkemize sokak hayvanlarını görmek için birçok turist geliyor. Sokak hayvanlarının, uyutulmasından ötürü kaybedilecek para, turizm sektörü başta olmam üzere sermayeye zarar vereceğini not düşmek gerekli. Sermayenin durumu, halk tarafından pek önemsenmiyor. Yine de, not düşmeyi gerekli buldum.

Hayvanları öldürmenin, birçok inançta da yasaklandığını belirtmek istiyorum. Ülkemizin büyük bir çoğunluğunun inandığı din olan İslam, hayvanların katledilmesinigeçtim, kimi hadislerde yük hayvanlarını gereğinden fazla yormayı bile hoş görmemektedir. İslam Peygamberi, birçok defa hayvan sevgisi ile ön plana çıkmıştır.


Değerli okurlarım, içinde insan ve hayvan sevgisi kalmış, vicdan sahibi insanlar: Hayvanların, bizlere minimal düzeyde zararları olabilir. Bu, onları öldürmemiz gerektiği anlamına gelmez, gelmemeli. Emin olun, köpekler masum hayvanlardır hele ki; kimi insanlar ile kıyasladığımızda.