DOLAR 32,2511 % 0.14
EURO 35,0023 % 0.27
GRAM ALTIN 2.418,47 % 0,36
ÇEYREK A. 3.954,19 % 0,36
BITCOIN 68.831,70 -0.227
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 19°

Yeni Maarif Modeli

Son Güncelleme :

16 Mayıs 2024 - 12:49

Yeni Maarif Modeli

Değerli okurlarım, okumayı ve yazmayı nerede
öğrendiniz? Birçoğunuzun, okulda öğrendiğini düşünüyorum.
Türkiye’de yaşayan her vatandaş, ücretsiz ve laik eğitim
görme hakkına sahiptir. Okullarda sizlere hak ettiğiniz eğitimi,
çeşitli programlar aracılığıyla vermekte. Gördüğünüz öğretim
programına, müfredat deniyor. Öğrendiğiniz konular ve
aldığınız eğitimin sizlere ne katmayı amaçladığı, müfredat
dâhilinde belirleniyor.

Müfredatımız, son yıllarda sıklıkla değişime uğradı.
Yapılan her müfredat değişikliği, eğitimciler tarafından karışık
tepkiler alıyor. Bu yıl, tekrardan müfredat değişikliği yapıldı.
26 Nisan 2024 tarihinde, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in ve
Milli Eğitim Bakanlığı’nın resmi sosyal medya sayfalarında
müfredatın değiştirileceği duyuruldu.


Ülkemizdeki bütün öğretmenler, öğrenciler, veliler ve
gazeteciler aynı günde müfredatın değiştiği haberini aldı.
Yusuf Tekin, halkın yeni müfredat ile ilgili görüşlerini, bir web
sitesi üzerinden dile getirilebileceğini söyledi. Yapılan
görüşlerin, önemli olduğunu da ekledi.

Müfredat değişikliğine yapılan tepkiler, sadece bir web
sitesinde sınırlı kalmadı. Sosyal medya ve basın üzerinden

birçok kişi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile ilgili görüşlerini
dillendirdi. Halkın bir kısmı, yeni müfredatı ‘parti programı’
olarak nitelendirirken, bazı kişiler ise ‘öğrencilerin işini
zorlaştırdığını’ belirtti. Müfredat değişikliğini, ‘eğitimde yeni
bir sayfa’ olarak yorumlayıp, beğenenlerin sayısı da az değildi.

Hem bir köşe yazarı, hem de 11. sınıfa (Lise 3’e) giden bir
öğrenci olduğumdan müfredat değişikliği beni iki türlü
ilgilendirmekte. İlk olarak, müfredat değişikliğinin eğitime
olan etkisinden bahsetmek istiyorum. Yapılan müfredat
değişimi, öğrencilerin ders yükünü azaltacağını söylüyor. Bu,
güzel bir şey ancak ders yükünün ne kadar azalacağından
emin değiliz. Yeni müfredatta eğitim görecek öğrencilerin,
“Ders yükü hafifledi.” demesi için derslerimizin, dershanelere
gitmeden veya (stabil internet erişimi olan öğrencilerin)
internet üzerinden para ile eğitim paketi almasına gerek
kalmadan, geçilecek kadar kolay olmaları gerekli. Kısaca,
birilerini zengin etmeden eğitim alacak kadar kolay olmayan
her müfredat, biz öğrenciler için gereğinden fazla ağırdır.


Yeni müfredatın, biz öğrencileri ve halkı etkileyen bir
başka yanı ise, yetiştirmek istenen öğrenci modeli. Yeni
müfredat, diğer müfredatlar ile aynı tarzda öğrenci
yetiştirmek istiyor. Öğrenciler arasındaki farklılıkları, gelecek
nesillerin renkliliklerini yok etmek ve tek tip bir öğrenci
yetiştirmek istiyor. Bu müfredat, yıllardır bulunamayan
‘mükemmel öğrenciyi’ arıyor. Eğitim sistemindeki bütün
öğrencileri ‘mükemmel öğrenciye’ ne kadar benzediğine göre

sıralıyor. Hata yapmayı kötü bir şey gibi gösterip, bütün halkı
tek bir doğru olduğuna inandırmaya çalıştırıyor.

Bu eğitim anlayışı biz öğrencileri, aynı giyinen, aynı
düşünen, aynı mezhepten, aynı partili, aynı ırktan, aynı
müzikleri dinleyen, üstün bir cinsiyet olduğuna inanan, aynı
işte çalışan, aynı derslerde başarılı olan, aynı araçları süren
insanlara dönüştürmeye çalışıyor. Farklı olanı ötekileştirip,
sistem dışına çıkarmayı hedefliyor.

Yeni müfredatın, yaptığı değişiklikler maalesef ki basit
kalıyor. Biz dil bölümü öğrencileri için bir yararı
bulunmamakta. Yapılan müfredat değişikliğinde, dil eğitimi
için bir değişim yok. Herhangi bir konu eklenmemiş veya
çıkartılmamış. Dil bölümünü seçenlerin, müfredat
değişikliğinde yer almamasının iki ihtimali olabilir; ilki, yeni
müfredatı hazırlayanların dil bölümünde bir eksiğinin
olmadığını düşünmesi. İkinci ihtimal ise, çalışmalar yapılırken
dil bölümünün unutulması. Değişiklik yapılmamasının, başka
sebepleri de olabilir. Değişiklik yapılmamasının sebebini
merak ediyorsanız, yapılan açıklamaları takip etmenizi
öneririm.


Değişimleri beğenenler kadar beğenmeyenlerin sayısı da
fazlaydı. Türkiye Yüzyılı Maarif Programı’nı, sertçe eleştirenler
bulunuyor. Bu sürecin, öğrencileri dönüşü olmayan bir

karanlığa ittiğini düşünenler var. Hatta laikliğe karşı gelen bir
müfredat olduğunu düşünenler de bulunuyor.

Yapılan değişikliklerden memnun olmayanlar arasında en
etkili tepki verenler, sendikalar oldu. Bu süreçte korkusuzca
seslerini yükselten iki sendika öne çıkıyor, Eğitim-Sen ve
Eğitim-İş. Eylemlerde, demeçlerde, basın açıklamalarında
müfredatın tekrardan gözden geçirilmesi ve öğretmenlerden
onay alınması gerektiğini öne sürüyor. Sendikaların, bu
tekliflerine katılıyorum.

Eğitim-İş, müfredat değişikliğinin geri alınması için 29
Nisan 2024 tarihinde, bir imza kampanyası başlattı. Birçok
sendika ve eğitim görevlisinden, bu kampanyaya destek geldi.
İmza kampanyası, www.change.org isimli web sitesinde “Laik
ve Bilimsel Eğitimi, Atatürk’ü ve Cumhuriyeti Yok Sayan Eğitim
Programına Hayır!” başlığı ile açıldı. Kampanyaya destek
vermek isteyenlerin, ücretsiz bir şekilde internet üzerinden
imza atma imkânı bulunuyor.


Değerli okurlarım, ben yeni müfredata tabi olmadan
mezun olacağım. Değişikliklerin etkilerini görmemiz için biraz
vakit geçmesi gerekli. Hepimiz, gelecek nesillerin iyi bir eğitim
almasını istiyoruz. Umarız, halkın bütün kesimlerinin en
kaliteli ve ücretsiz eğitim almasını sağlayacak, eğitimciler
tarafından hazırlanan bir müfredata erişiriz. Kalın sağlıcakla.