DOLAR 16,8853 % -2.7
EURO 17,8334 % -2.47
GRAM ALTIN 992,10 % -2,33
ÇEYREK A. 1.622,09 % -2,33
BITCOIN 21.278,40 0.55
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 20°
Google News

SONUNDA BU DA OLDU: ATIŞ POLİGONU YANDI, YIKILDI!

Son Güncelleme :

23 Haziran 2022 - 13:14

SONUNDA BU DA OLDU: ATIŞ POLİGONU YANDI, YIKILDI!

              

Bir zamanlar, Tekirdağ Süleymanpaşa’nın mutlu, başarılı, isimleri dilden dile aktarılan trap atış şampiyonları bu poligonda yetişti, hazırlandı ve ülke, dünya çapında iz bırakıp madalyalar kazandılar.

O zamanlar, çevreyolu kenarcığında olan Atış Poligonu bakımlı, huzurlu ve değerli bir yerken, yersiz, anlamsız bir şekilde kapatıldı. Sporcuların, yöneticilerin, bu spora gönül vermiş insanların çalmadığı kapı kalmadı. Seslerini duyurmak için her türlü insana, kuruma, kuruluşa neredeyse yalvardılar;

  “ Kıymayın Poligonumuza! Çürütmeyin, yok etmeyin şampiyonlar çıkarmış bu yeri.”

Sporcular, ilgili ilgisiz herkes yalvarıp yakardıysa da olmadı, bir türlü duyuramadılar seslerini. İlgisizlik gaflet uykusu gibi kaplamıştı yöneticilerin kalbini.

Gazetemiz Habertrak köşesinden ben de en az dört kez yazdım. Valimize, Gençlik ve Spor Müdürlerimize, bu konularda ilgili, sorumlu kim varsa hepsine; dördüncü güç olarak bilinen basın yoluyla seslenmiş, rica etmiştik; “ Kurtarın, yok etmeyin burasını!” sözlerimiz; yok oldu, kül oldu, varken duyulmayıp, eskilerde kaldı.

Kara haberi bugün aldım; “ Tekirdağ Atış Poligonu yandı, kül oldu, yıkıldı” diye… Bu sporun içinde olanlardan ortak bir sözcük ağıt gibi döküldü Tekirdağ’ın duymayan yöneticilerin olduğu gökyüzüne;

 “ Sonunda bu da oldu işte! Yıllardır cezalı duruma düşürülen, çürümesine, çökmesine, bitirilmesine, yok edilmesine çalışılan büyük emeklerin, anıların, şampiyonların olduğu yer yok oldu…”

   Yok, etmek üzerine mi geliştireceğiz şehirlerimizi? Yok, etmek üzerine mi var edeceğiz şehir kültürlerini? Zaten çok az insanın gönülden bir şekilde uğraştığı spor dalları, T.C.Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından sıklıkla dile getirilen;

“ Gençlerimizi durağanlıktan, can sıkıntılarından kurtaracak, her birini şampiyon yapacağız” felsefesine ters bir şekilde var olan bir tesis, yok hükmünde kabul edilip; göz göre göre yok olmasına seyirci kalındı…

Desek ki bu işin sorumluları kimdir? Adalete, hakka adil bir şekilde cevap verirler, özür dilerler mi diye; sorsak, ses veren, cevap veren çıkmaz…

Velhasıl; bu da oldu, yandı bitti kül oldu; şampiyon sporcularımızın anıları olan bu yer… Kapatılması, yok sayılması bugünün bilimine, sosyalliğine, adaletine hiç uygun olmayan mazeretlerle…

Gelişen dünyanın gelişmiş şehirlerinde, anıları, başarıları olan her yer gözeri gibi korunuyor; müze, antik eserler gibi değer veriliyor her objesi, nesnesi, hatırasına…