DOLAR 18,1111 % 0.15
EURO 18,2301 % -0.21
GRAM ALTIN 1.019,52 % -0,20
ÇEYREK A. 1.666,91 % -0,20
BITCOIN 392.396 -8.318
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava 28°
Google News

Trakya çölleşiyor

Son Güncelleme :

22 Haziran 2017 - 12:27

Trakya çölleşiyor

Çölleşme ve kuraklık tehdidi altındaki Türkiye’nin yüzde 2/3’ü yarı kurak ve kurak araziden oluşuyor.  Türkiye’nin en önemli yeşil alanı olan ve su havzaları bulunan bölgeleri ise Trakya ve Karadeniz. Ancak günümüzde Trakya da çölleşme tehdidi altında.  Tekirdağ Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Polat, Trakya’da her yıl 1 santim toprağın denize aktığına dikkat çekti.

Dünya’da ve Türkiye’de en büyük tehlike olarak görülen konuların başında çölleşme geliyor.  “İnsanoğlunun çevreye verdiği zararlar sonucu iklim değişimleri, kurak alanlarda meydana gelen arazi bozulması” olarak tanımlanan çölleşme dünyada özellikle 1981-2003 yılları arasında toplam arazinin yüzde 24’ünde meydana geldi.  Türkiye’nin ise 2/3’üne yakın kısmı yarı kurak ve kurak alanlardan oluşuyor.

Ziraat Mühendisleri Odası Tekirdağ Şube Başkanı Cemal Polat ile gözler önüne serilen bu tabloyu ve Trakya’daki durumu değerlendirdik.

Polat, çölleşmenin doğal (toprak aşımı, yıkama, iklim değişikliği) , teknik(erozyon-ormansızlaşma, aşırı otlatma, hidrolojik yapı ve su döngüsü, anız yakma, toprak yorgunluğu, plansız ve yanlış sulama, amaç dışı arazi kullanımı, çevre kirliliği, yanlış toprak işleme, aşırı kimyasal gübre kullanımı), Sosyo-ekonomik(göç, eğitimsizlik), yönetimsel(konuyla ilgili kurumsal yapıların olmaması), yasal nedenleri olduğunu belirtti.

Teknik nedenlerde olan çölleşme sorunlarının çözümünün mümkün olduğunu ifade eden Polat, bunun da ancak hükümetin oluşturacağı Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Planı” ile mümkün olduğunu dile getirdi.

‘DÜNYA’DA 20-25 TON TAHIL KAYBOLUYOR’

Dünya’da 1981-2003 yılları arasında toplam arazinin yüzde 24’ünde arazi bozulması yaşandığını söyleyen Polat, “ 1,5 milyon insanın geçimlerini bozulmakta olan bu arazilerden sağladığını kaydetti. Şu anki tabloda Dünya’da toplam bozulmakta olan arazinin yüzde43’ünü meralar oluşturuyor. Bozulmakta olan arazinin yüzde 20’sini tarım arazileri oluşturuyor. Bu 12 milyon arazi ile her yıl 20-25 milyon ton tahılın kaybı anlamına geliyor” diye konuştu.

Çöller haricinde kurak alanlarda yaşayan insanların sayısı 2 milyar olduğuna dikkat çeken Polat, bu alanlarda yaşayan nüfusun çoğunun gelişmekte olan ülkelerde olduğunu söyledi.

Dünya hayvancılığının yüzde 50’sinin kurak bölgelerde yapıldığını, karbon miktarının 46’sının depolandığını, dünyadaki ekili alanların yüzde 44’ünün kurak alanlarda yer aldığını, endemik bitki türlerinin yüzde 30’unun bu bölgelerde bulunduğunu anlatan Polat şöyle devam etti: “Günümüzde en büyük kurak alanlar; Çin, ABD, Rusya ve Kazakistan2da yer alıyor. Her yıl 6 milyon hektar alan çölleşmekte ve 24 milyar hektar alanda yaşayan 1,2 milyar insan gıda güvenliği ve yaşamlarını sürdürebilmek noktasında risk altındadır.”

TÜRKİYE’NİN 2/3’Ü KURAK ALAN

Türkiye’nin ise 2/3’üne yakın kısmı yarı kurak ve kurak alanlardan oluştuğunun altını çizen Polat, iklim değişikliği nedeniyle artan sıcakların ülkemizde kuraklık ve çölleşme açısından büyük tehlike altında olduğa vurgu yaptı. “Karşı karşıya kaldığımız tehlike ülkemizin güvenliğini ve varlığını tehdit ediyor” diyen Polat,  son yıllarda küresel ısınmanın yol açtığı iklim değişikliklerinin de tehlikenin habercisi olduğunu belirterek, kurak alanların İç Anadolu’nun Batısı’na doğru genişlediğini, çölleşmenin de Konya Ovası’ndan Doğu Akdeniz’e doğru yayıldığını söyledi.

Türkiye’de toprakların yüzde 90’ında su erozyonu yaşanırken, yüzde 1’inde rüzgâr erozyonu tehlikesi yaşandığını kaydeden Polat, “En kötüsü de gıda güvenliğimiz olan tarım arazilerinde su erozyonu yüzde 75 civarında yaşanıyor. Bu da yılda 220 milyar ton verimli toprağın kaybedilmesi demek” dedi.

‘TRAKYA’DA HER YIL BİR SANTİM TOPRAK DENİZE AKIYOR’

Trakya ve Karadeniz bölgesinin 2/3’lük oranın dışında kaldığını söyleyen Polat, ancak Trakya’nın da hızla çölleşmeye başladığına dikkat çekti.  Trakya’da Istrancalar ve Gelibolu Malkara tarafları dışında pek bir ormanlık alan bulunmadığını ifade eden Polat, Saray ve Ahmetbey arası mera alanı olmasına rağmen vahşi otlatma ve bakımsızlıktan dolayı verimsizleştiğini kaydetti. Trakya’da özellikle aşırı gübreleme nedeniyle tarım topraklarındaki organik maddenin yüzde 1’lere düştüğünü belirten Polat, hızlı çölleşme ve betonlaşma yaşandığını dile getirdi.

Çiftçilerin toprağı işleme konusunda bilinçlendirilmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunan Polat, “Örneğin yamaç olan yerlerde ekinleri dikine ekmek erozyona yol açar. Dünyanın hiçbir yerinde yamaç olan yerlerde tarım yapılmaz daha çok meyvecilik ve bahçecilik, fermantasyon işlemi uygulanır ki toprak erozyona uğraması. Ama Trakya’da her alanda hiç olur mu olmaz mı demeden tarım yapılıyor. Trakya’da her yıl 1 santim toprak denize akıyor” dedi.

Polat şu tespitlerde bulundu: “Tarım kesiminde konu ile ilgili güçlü kadrolara ve birikimlere sahip Toprak Su teşkilatlarının yok edilmesi en büyük siyasi hata olmuştur. Çölleşme ve kuraklık ile mücadele güçlü ve deneyimli kadrolar ve kuruluşlarla yapılır. Özelleştirme mantığı içinde sorunları çözmek mümkün değildir. Sivil toplum örgütlerinin çabaları küçümsenemez ve onların katkı ve desteği şarttır. Ancak çölleşme ve kuraklık karşısında ülkemizin geleceğini güvence altına almak için Toprak su teşkilatı yeniden kurulmalıdır. Yaşanan deneyimler ışığında araştırma kuruluşlarımız güçlendirilmeli, gerekirse yeniden kurulmalı, idari kadrodan çok araştırmacı kadrolar ağırlıklı yapılar yaratılmalıdır. Tarım teşkilatı yanında orman teşkilatının bu yöndeki çalışmaları desteklenmelidir.” Habertrak/Elçin Yıldıral/Özel

 

 

 

 

%d blogcu bunu beğendi: