DOLAR 32,2053 % -0.22
EURO 35,1156 % -0.22
GRAM ALTIN 2.500,70 % 1,40
ÇEYREK A. 4.088,64 % 1,40
BITCOIN 66.307,79 -0.822
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava

Uğur Mumcu Tekirdağ’da anıldı

Son Güncelleme :

24 Ocak 2020 - 16:55

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

Araştırmacı, Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’nun katledilişinin 27. yılı dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi Süleymanpaşa İlçe Gençlik Kolları tarafından anma programı ve fotoğraf sergisi açılışı gerçekleştirildi.

Anma programına katılanlar, Uğur Mumcu’nun seslenişini okuyan CHP Tekirdağ İl Kadın Kolları Başkanı Nurten Yontar’ın, “Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi” mısralarına hep bir ağızdan eşlik ederek Mumcu’yu özlemle andılar.

Hasan Ali Yücel Meydanı’nda gerçekleştirilen program saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. CHP Süleymanpaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Umut Özer’in sunduğu programda Uğur Mumcu’nun hayatı aktarıldı.

Mumcu’nun seslenişini okuyan CHP Tekirdağ İl Kadın Kolları Başkanı Nurten Yontar; “Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken, bizler bir mumun ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık. Vurulduk ey halkım unutma bizi!..

Yoksulluğun bükemediği bileklerimize, çelik kelepçeler takıldı. İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. Mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. Yazlık, kışlık katlarımız, arabamız olurdu. Yüreğimiz işçiyle birlikte attı, köylüyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma. Bizleri yok etmek istediler hep.

ÖLDÜRÜLDÜK EY HALKIM UNUTMA BİZİ!

Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında, işkencecilerin acımasız ellerine terkedildik. Direndik küçücük yüreğimizle, direndik genç kızlık gururumuzla. Tükürülesi suratlarına karşı, bahar çiçekleri gibi, taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden.

HÜCRELERE ATILDIK EY HALKIM UNUTMA BİZİ!

Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti. Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin elinde, öldürüldük acınmaksızın. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezartaşı gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu. İnsanlık sustu.

GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜRÜLDÜK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ!

Kanserdik. Ölüm her gün bir sinsi yılan gibi, dolaşıyordu derilerimize. Uydurma davalarla kapattılar hücrelere. Hastaydık. Yurtdışına gitseydik kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık. Önce kolumuzu, omuz başından keserek, yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak fırlattık attık önlerine. Sonra da otuz iki yaşında, bırakıp gittik bu dünyayı ecelsiz.

ÖLDÜRÜLDÜK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ!.

Giresun’daki yoksul köylüler. Sizin için öldük. Ege’deki tütün işçileri, sizin için öldük. Doğu’daki topraksız köylüler, sizin için öldük. İstanbul’daki, Ankara’daki işçiler, sizin için öldük. Adana’da paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler sizin için öldük.

Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım unutma bizi!.

Bağımsızlık, Mustafa Kemal’den armağandı bize. Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için kan döktük sokaklara. Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli emirlerle, başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek istediler. Amerikan üsleri kaldırılsın dedik, sokak ortasında sorgusuz-sualsiz vurdular.

Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi!.

Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk: Komünist dediler. Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze. Kurtuluş Savaşında, emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı, daha da dik tutabilmekti bütün çabamız. Bir kez dinlemediler bizi.

Bir kez anlamak istemediler bizi. Vurulduk ey halkım, unutma bizi!..Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadın eline, değmemişti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha. Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına. Herkes tanıktır ki, korkmadık. İçimiz titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı gibi dimdik, boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

ASILDIK EY HALKIM, UNUTMA BİZİ!.

Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı, ya da susmuşlardı, bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanların gözleri önünde, öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına, batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler. Korkmadan öldük ey halkım unutma bizi!. Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi… Bir gün sesimiz hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım unutma bizi. Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz ey halkım unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi. “diye seslenişi aktardı.

Program sonrası Uğur Mumcu fotoğraflarından oluşan sergi gezildi.

Programa; CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun, CHP Tekirdağ İl Başkanı Mehmet Ali Işıkgör, CHP Tekirdağ İl Kadın Kolları Başkanı Nurten Yontar, Süleymanpaşa İlçe Kadın Kolları Başkanı Tülay Başbuğ, gençlik ve kadın kolları üyeleri, partililer ve vatandaşlar katıldı.

Habertrak/Serhat Yeşilipek