DOLAR 32,2511 % 0.14
EURO 35,0023 % 0.27
GRAM ALTIN 2.418,47 % 0,36
ÇEYREK A. 3.954,19 % 0,36
BITCOIN 68.748,93 -0.292
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava

DİJİTAL DEMOKRASİ VE DELEGELER

Son Güncelleme :

01 Nisan 2024 - 12:53

DİJİTAL DEMOKRASİ VE DELEGELER

 

 

SHIRLEY

 

Geçen akşam evde “Shirley” filmini izledik.

Film yaşanmış bir olaya dayanıyor.

Amerika Birleşik Devletleri Kongresi‘ne seçilen ilk siyahi kadın olan Shirley Chisholm‘un 1972’deki başkanlık yarışını anlatıyor.

Film 22 Mart 2024 tarihinde Netflix’te gösterime girdi.

Seyircilerin % 73’ünün beğenisini kazanmış.

Tanıtım videosunun linki: https://youtu.be/hjBeKNHIdMY?si=F_ZPLKmBzsf8qdHd

Shirley Chisholm kadınların ve siyahilerin onu destekleyeceğini zannediyor.

Çevresindeki hemen herkesin çılgınca bulduğu bir işe kalkışıyor.

Politikada oynanan oyunlara yenik düşerek, başkanlık yarışında pek ilerleyemeden devre dışı kalıyor.

Filmden alınacak pek çok ders var.

 

“DELEGELERİ SERBEST BIRAK !”

 

Filmin bir sahnesinde başkan adayının kesinleşeceği Demokrat Parti Kongresi öncesi yapılan toplantılar ve tartışmalar gösteriliyor.

Bu tartışmalarda, yarışı bırakan aday adayları, kimi destekleyeceklerini açıklıyor ve delegelerini o adaya yönlendiriyor.

Shirley, bu toplantıda beklenmedik bir sürprizle karşılaşınca, yardımcısına “Delegeleri serbest bırak!” diyor.

Türkiye’de şikayet ettiğimiz delege sorunlarının ABD’de de yaşandığı görüyoruz.

Delegelerin bir adaya sempati duymaları anlaşılabilir bir durum.

Ama parti ve ülke çıkarları söz konusu olduğunda, delegelerin daha geniş açıdan düşünebilmeleri gerekir.

Kurşun asker gibi davranan, söyleneni yapan delegeler demokrasiye yakışmıyor.

Yine filmin bir sahnesinde, Kaliforniya eyaleti kongresinde, bir aday basit çoğunlukla bütün delegeleri kazanıyor.

Diğer adaylar bunun haksız olduğunu, delegelerin oylarla orantılı olarak belirlenmesini istiyorlar.

 

 DİJİTAL DEMOKRASİ VE DELEGELER

 

 

Delegelerden kurtulmak ve onların yerine üyelerin katılımını sağlamak için dijital yöntemler bir çare olarak görülüyor.

Bütün dijital süreçler, yine, meclis, yönetim kurulu gibi insanlardan oluşan gruplarda sonlanıyor.

Karl Popper’in dediği gibi, bir sistem ne olursa olsun, bir üçkağıtçı en tepeye çıkmanın yolunu bulabilir, o sistem ancak bu kişiyi barışçı yollardan indirme mekanizmaları varsa gerçek demokrasi sayılabilir.

İki ay önce “Dijital Demokratik Uyanışı Etkinleştirmek” başlıklı, 24 sayfalık  bir makale yayınlandı (https://arxiv.org/pdf/2401.16863.pdf ).

Uluslararası bir araştırmacı takımı tarafından ortaklaşa yazılmış olan makale, dijital demokrasi teknolojisinin gelişimine yönelik bir vizyonun ana hatlarını çiziyor.

Makaleden bazı notlar:

“Temsil mekanizmalarında seçilme şekilleri, kura ile belirleme, devredilebilen delegelikler, 30 bin kişilik parlamento gibi çözümler deneniyor veya öneriliyor.

Önerilen her yöntemin yararları ve sakıncaları var.

Bunları değerlendirip karşılaştıracak sistematik bir yöntemden yoksunuz.

Dijital demokrasi için çok sayıda platform bulunuyor.

Öne çıkan örnekler şunlar: 2018 yılında Tayvan hükümeti tarafından kullanılan Polis, Madrid Belediyesi tarafından geliştirilen Consul, İzlanda’da mevzuat ve politika oluşturma amacıyla kullanılan YourPriorities, Barselona ve Helsinki belediye meclisleri tarafından kullanılan Decidim, Avrupa’daki çeşitli siyasi ve sivil kuruluşlar tarafından kullanılan LiquidFeedback.”

Geçen yazımda Pol.is yazılımını tanıtmış, bazı grup arkadaşlarımla bir deneme yapmıştık.

Pol.is oldukça kullanışlı gözüküyor.

https://democracy-technologies.org/database/ adresinde tam 101 tane dijital katılıma yardımcı olacak uygulama listeleniyor.

Teknolojiye meraklı okuyucular bu  platformları  inceleyebilir.

CHP’nin yeni tüzük çalışmalarında böyle dijital olanaklardan yararlanabiliriz.

Bu arada 30 bin kişilik parlamento önerisi (https://thirty-thousand.org/) Türkiye’de çok taraftar bulabilir.