DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava

ERGENE NEHRİMİZ KARALAR BAĞLAMIŞ

Son Güncelleme :

11 Aralık 2023 - 11:25

ERGENE NEHRİMİZ KARALAR BAĞLAMIŞ

 

Dünyanın her yerinde çevreye, tabiata; ekolojik-çevrebilimi konularına duyarlı herkesin dillendirdiği, hatta haykırmış olduğu bir gerçek var; “ Doğa anamız, ciddi yaralar alıyor. Doğa anamız hastalığın eşiğinde.” Herkes biliyor ki doğa anamız insan olmadan da çok önce vardı ve insansız da yoluna devam edebilir, edecektir de…

Trakya’mızın en değerli tarım arazileri üzerine kurulan sanayi bölgelerinin geçmişi 50 yıl öteye uzanıyor. Ticaret yollarına daha yakın daha güvenli diyerek muhteşem bir sanayileşme eşliğinde aynı muhteşemlikte ki göçler, doğal yaşamları, hatta folklorik yaşamlarımızı bile yerle bir etmenin eşiğine getirdi.

Sanayileşmeden en çok yarayı alan nehirlerimiz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız olmakla birlikte, tarım alanlarının azalması, hayvancılığın yokluk sınırına dayanması ayrıca tartışıp, belki az da olsa yararlı sonuçlar, geri dönüşümler yapabiliriz…

Ergene Nehri için bir değil, yüzlerce söz verildi; “ Ergene pırıl pırıl olacak. Suyu içilecek, içerisinde balıklar yaşayacak, yüzecek” ve daha bir sürü, siyasi sözler ve sözcükler…

Ergene Nehri’nin kirlenmesi sadece su kaybı anlamını mı taşıyor? Onunla birlikte var olan ekolojik çevre ne durumda? İçindeki balıklar, su kuşları, kurbağalar ve daha binlerce canlıya karşı hiçbir sorumluluğumuz yok mu? Nehrin çevresindeki tarım alanlarına, su kaynaklarına verdiği zararı ölçen, biçen ve değerlendiren bir kurum ve kuruluş var mıdır?

Biliyorsunuz, Ergene Nehri üzerinde bir sürü denetim, kontrol istasyonu kuruldu! Bunlar ne iş yapıyor? Ergene Nehri’nin suların niçin yaşamı diğer yaşamlara taşımıyor?

Almanya’nın İnn Nehri neredeyse Ergene Nehri’nin iki katı uzunluğunda. Çevresi için taşıdığı önem ve çevresine kattığı güzelliğin, sağladığı faydaların hangi birisini anlatamaya zaman yeter? Üzerine kurulan elektrik santrali ile yapılan anlaşma ve bu santralin sağladığı para ile İnn Nehri’nin kenarlarına yapılan farklı su kanallarıyla ekolojiye kattığı, diğer canlılar ile insan arasındaki kurduğu bağ-köprü tam manasıyla örnek çalışmalardır.

Ya Ergene Nehri’ne kimyasal pisliklerini, zehirlerini gönderen yüzlerce kuruluş? Yüzlercesi bölgemizin yer altı sularını neredeyse bitirme noktasına geldiği halde bunlarla yapılan, bu tür bilimsel çalışmalar var mı? Korkunç büyüklüğe ulaşan bu kuruluşların, bölgemize, ülkemize ve dünyaya olan sorumlulukları sadece kar ve zarar üzerine midir? Bunun vatan sevgisiyle yan yana gelmesi mümkün müdür?

Bana sorsanız vatan sevgisi nedir diye; önce yaşadığı ülkeyi, dünyayı kirletmemek, çevresini, tüm ekolojik-çevre sistemi de insan kadar önemsemek demek isterim…

Norveçli filozof, yaşamı doğaya, çevre bilimi gelişmelerine adayan bir insandır. Arne Naess, kendi ifadesindeki gibi “ Derin Ekoloji” Kısacası modern toplumların doğaya yaptıkları yanlışlara dikkat çekmek için Derin Ekoloji vurgusunu, ölene kadar yapmış bir insan…

Nedir Derin Ekoloji? Çevre felaketlerini önleme felsefesi, düşünce ve eylemleri diyebiliriz! Bu düşüncelerin bir bölümü; “ Bir Dağ Gibi Düşün” kavramı, Derin Ekoloji ve çevre duyarlılıklarıyla iç içe geçmiş, birbirlerinden etkilenmişlerdir.

Kısacası insan dâhil, bütün canlılar doğanın parçasıdır. İnsan ne kadar önemliyse doğa da o kadar değerli ve önemlidir. Bir tuğlayı çekerseniz, bilin ki doğanın bir bölümü zarar görmeye başlayacaktır.

Trakya’mızın en önemli nehirlerinden birisi yıllardır SİYAH akıyor. Sadece siyah mı; tehlikeli atıklarla dopdolu… İster Dağ Gibi Düşün, ister Derin Ekoloji kavramlarına tutunalım; ama dünyayı sever, sayarken kendi çevremizi kurtaramazsak hiçbir şeyin önemi kalmaz; kalmıyor. Sanki zarar verdiğimiz çevremiz, bir başka yoldan en değerli evlatlarımızı, dış dünyalara kaçırtıyor.

Nasıl azalmışsa köylerimizdeki üreten eller, öyle azalacaktır şehirlerimizin, kasabalarımızın genç insanları; tıpkı temiz nehirlerde yüzen balıklar, yaşayan binlerce tür gibi…