DOLAR 32,7878 % 1.53
EURO 35,1602 % 0.53
GRAM ALTIN 2.457,99 % 2,80
ÇEYREK A. 4.018,81 % 2,80
BITCOIN 66.196,00 -0.031
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava

Kuvvetler Ayrılığı İlkesi ve Belediye

Son Güncelleme :

14 Aralık 2023 - 15:56

Kuvvetler Ayrılığı İlkesi ve Belediye

 

Kuvvetler ayrılığı, demokratik bir sistemin temel ilkelerinden biridir.

Erkler veya kuvvetler ayrılığı, devletin yasama, yürütme ve yargı erklerinin  birbirinden ayrılması anlamına gelir.

Birbirinden bağımsız çalışan yasama, yönetme ve yargı güçleri arasında bir kontrol ve dengeleme mekanizması oluşur ve bu sayede gücün kötüye kullanılması engellenir.

Kuvvetler ayrılığı ilkesi yerel yönetimler için de geçerlidir.

O nedenle yerel meclisler bulunuyor.

Ancak uygulamada, denge ve kontrol mekanizmasının çoğunlukla  aksadığı, hatta  bazen de amacından saptırılıp  kötü yönde kullanıldığını görülüyor.

BELEDİYELERDE KUVVETLER AYRILIĞI İLKESİ İŞLİYOR MU?

Yasalarımız, hep tek adamı öne çıkaracak şekilde düzenlenmiş.

Belediye meclislerinin seçilme biçiminden tutun, çalışmasını düzenleyen yasalara kadar her şey belediye başkanının tek güç olmasına yardım ediyor.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18. Maddesinde, tam 20 bent halinde, Belediye Meclisinin görevleri yazıyor.

Bu maddelerin hiç birinde bir meclis üyesinin herhangi bir konuda inisiyatif alması, halkla temas etmesi, sorunları inceleyip çözümler önermesi beklenmiyor.

Üyelerin tek görevi gelen önerileri onaylamak veya onaylamamak gibi gözüküyor.

Bu durum,  “Gündem, belediye başkanı tarafından belirlenir… “ diyen Belediye Meclisi Çalışma Yönetmeliğinin 8. Maddesinde de açıkça yazıyor.

Belediye meclisinde söz almak ve konuşmak sıkı kurallara bağlanmış.

Kısaca, belediye meclisi pek etkili bir yapı değil.

Belediye meclislerinin etkisizliği  araştırmalara da konu olmuş.

Belediye meclisleri halkı temsil etmekte yetersiz kaldığı için Kent Konseyleri kurulmuş.

Ancak, Kent Konseylerinin de yaptırım gücü yok, yaşamaları belediyelerin keyfine bağlı.

 

BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNİN SEÇİLMESİ NASIL YAPILIYOR?

 

Belediye meclislerinin etkisiz oluşunun bir nedeni de meclis üyelerinin seçilme biçimi.

Başvuru için  sabıka kaydı, üyelik vs gib şartlar sayılıyor.

Oyların nasıl sayılacağı da yasalarda anlatılıyor.

Ama meclis aday adayları arasından, kesin aday listesinin nasıl  hazırlanacağına dair hiçbir yöntem yok.

Aday adaylarını eleme işi, yerel parti yöneticilerinin, başkan adayının keyfine kalmış gibi gözüküyor.

Belediye Başkanı adayının meclis adaylarından önce belirlenmesi de bu çarpık duruma çanak tutuyor.

Sonunda “uyumlu çalışma” adına başkan kendi yakınlarından bir liste hazırlıyor.

Başkan veya yerel yönetim tarafından belirlenen meclis üyeleri böylece halktan kopuk, başkanın adamları, partizan kişiler oluyor.

İstanbul, Ankara gibi büyükşehir belediye meclislerinde, bazı meclis üyelerinin, partizanlıkla işleri nasıl engellendiğini görüyoruz.

 

BELEDİYE MECLİS ÜYELERİNDE ARANAN ÖZELLİKLER NELERDİR?

 

Belediye meclis adaylarının kesin listesi hazırlanırken listede her meslekten bir temsilci olsun diyenler var.

Bence meclis üyeleri mahallelerini, orada yaşayanları temsil eden, onların sorunlarını dile getiren kişiler olmalı.

Sağlık, mühendislik gibi teknik konularda zaten belediyelerin çalıştırdığı elemanlar bulunuyor.

Ayrıca böyle konularda üniversiteden, meslek kuruluşlarından daha kapsamlı raporlar alınabilir.

Birçok ülkede  belediye meclis üyeleri mahallelerindeki halk tarafından seçilir.

İngiliz Yerel Yönetim Derneği (www.local.gov.uk)   meclis üyeleri için  yayınlar, eğitim çalışmaları yapıyor.

Dernek, her görüşten 350 meclis üyesinin katılımı ile kritik vakalar incelenmiş,  başarılı  olmak için  üyelerin sahip olması gereken altı temel beceri saptanmış.

Yerel liderlik:  Yerel sorunları öğrenmek, anlamak ve harekete geçmek için toplumla bağ  kurar. Bunu  gerçekten isteyerek ve empati duyarak yapar. Adil ve yapıcı  çözümler üretir. Toplumun bütün kesimlerini temsil ederek güven yaratır.

Beraber çalışma : Diğer insanlara  değer verir,  güvenir. Hiç kimseyi dışlamaz. Amaçlara ulaşmak için birlikte çalışır. Bu şekilde  uzun vadeli, olumlu ilişkiler kurar.  İşe odaklanır. Ne zaman işi başkasına devredeceğini veya ne zaman destek olacağını bilir.

İletişim becerileri:  İnsanları ilgiyle dinler, uygun bir dil kullanır, anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol eder.Toplumdaki kişilerle ve gruplarla düzenli olarak iletişim kurar. Toplum önünde kendine güvenen ve anlaşılır bir biçimde konuşur, halkı bilgilendirir.

Politik anlayış:  Karar aşamalarında ve eylemlerde,  grubunun görüşlerini savunurken,  her zaman dürüst olur ve etik kurallara uyar. Değerlerinden ödün vermeden grup sınırları ötesine geçebilir.

Eleştirme ve meydan okuma:  Eleştiren, ince eleyip sık dokuyan, yapıcı önerilerde bulunan bir arkadaş gibi davranır. Bilgiyi çabucak analiz eder.  Argümanları öz, anlamlı ve kolayca ulaşılacak şekilde sunar.

Düzenleme ve gözlemleme:  Kurallara  uyarak  argümanları değerlendirir, toplumun gereksinimleri ve yerel politikalar arasında dengeyi gözeten kararlar verir, yargı yeteneğini kullanır. Gelişmeleri gözlemler ve gerekirse  müdahale eder.

Görüldüğü gibi, meclis üyesinin sahip olması gereken  beceriler arasında, bir konuda uzman olmasından önce gelen beceriler bulunuyor.

SONUÇ

Ön seçim yapılacaksa, belediye meclis üyeleri,  başkan adayları ile aynı listede yer almalı.

Listede o mahalleden meclis aday adaylarının isimleri yazmalı.

Seçim zamanına kadar aday adayları mahallelerinde kapı kapı gezerek kendilerini tanıtmalı.

Böylece gücünü halktan alan, halkın seçtiği adaylar meclise gider.

Bu meclis üyeleri halkı temsil eder.

Eğer resmi ön seçim yapılmazsa,  meclis aday adayları, belediye başkanı adayının “tek seçici” gibi katıldığı  göstermelik bir aday adayı tanıtım toplantısını boykot etmelidir.

Böyle bir toplantı yerine halktan, basından, STK’lardan temsilcilerin katıldığı bir forum düzenlenebilir, veya çeşitli adil yöntemler bulunabilir.

Bu konuda aday adayları birlik olup yerel parti yönetimine baskı yapmalı, isteklerini yöneltmelidir.