DOLAR
EURO
GRAM ALTIN
ÇEYREK A.
BITCOIN
ÜYE PANELİ
SON DAKİKA
hava

Okullar bizimdir

Son Güncelleme :

06 Şubat 2024 - 11:12

Okullar bizimdir

 

Yaşamımızın bir bölümü okulda geçti. Bazılarımız, hala okula gidiyor. Okula gitme nedenimiz, kaliteli ve ücretsiz eğitim almak. Her görüşten ve toplumun her kesiminden öğrencilerin, beraber eğitim aldığı yere “okul” denir. Eğitim tarafsız olmak zorundadır.Toplumun her kesimine hitap etmelidir. Okullara gelen öğrencilerin, ana amacı eğitim almaktır.Bunu kimse engelleyemez.

Okulların kullanım amacı, gün geçtikçe değişiyor. Okullar, çeşitli kurumlar tarafından, propaganda merkezi olarak kullanılmaya başlandı. Bunun günümüzdeki en somut örneklerinden birine, ocak ayında rastladık.


Süleymanpaşa’da bir STK, geçtiğimiz yılda çeşitli devlet okullarını ziyaret etti. Bu STK,bu senenin başında bir İmam Hatip Lisesi içinde,Bir STK olan kadın kollarını ziyaret etti.Ortaokulların müdürleriyle makamında sohbet etti. İlerleyen haftalarda, okullarda çorba dağıtmaya başladı. Dağıtırken, logolar, bayraklar eksik olmadı. Kısaca, çorba dağıtma adı altında propaganda yaptı.

Olaya öğretmenler ve ülkemizin en güçlü eğitim sendikası Eğitim-Sen, haklı bir şekilde sert tepki gösterdi. Anılan STK’da açıklamalara yönelik, şaşıramadığımız şekilde cevap verdi. STK’nın başkanı da, okullarda propaganda yapılmasını eleştiren öğretmeni ve sendikayı hedef göstererek, densiz ve hadsiz ifadelerini kullandı.


Bu tavrı, aba altından sopa gösterdi olarak yorumlayan birçok kişi bulunuyor. Ülkenin en köklü sendikasına yani Eğitim-Sen’e, “okullarda bizim sözümüz geçer.”Dedi, diye yorumlayanların sayısı da az değil. STK, nereden güç alarak okullarda propaganda yapıyor emin değilim. Okurlarım arasında “Davasından güç alıyor. Yanlış bir şey değil Türkçülüğü ve İslam’ı anlatmak.” diyen birçok okurum olacaktır. Buna, şiddetle karşı çıkıyorum.

Okullarda, her dinden ve her ideolojiden bireyler bulunabilir. STK, buna saygı duymak zorunda, her ideolojiden bireyler buna saygı duymak zorunda. Okullar, siyasi veya ideolojik propaganda yeri değildir.

Okullara, siyaset bulaşırsa geçmiş yıllarda olduğu gibi olaylar gerçekleşmesi çok olası. Bu STK’lıların okullara gelmelerine ses çıkarmayan yetkililer için çok endişeleniyorum ve onları çok şanslı buluyorum. Başlarını tehlikeye sokacak olaylar gerçekleşebilirdi. Düşünsenize, yemek dağıtılırken sol görüşlü bir öğrencinin laf attığını. Çıkan gerginlikte, olabilecekleri düşünebiliyor musunuz?İhtimallerin sayısı sonsuza yakın. Okullarda propaganda yapılmasını istemeyen sol görüşlü bir öğrenciyi dövse, ailesine nasıl hesap vereceksiniz? Peki, öğrenciler güçlü gelse ve karşı tarafa zarar verse, buna değdi diyebilecek misiniz? Ya da, çıkması olası bir kavgada, öğrencilerden biri,olayın heyecanı ile taş fırlatsa ve bu taş okulun camına gelse, öğrenciye ceza verirken içiniz acımayacak mı?

İyiki, bu olaylar gerçekleşmedi. Gerçekleşmesini de istemiyoruz. Yine de, ortam gerginken her şey olabilir. Olayın ciddiyetini anlamak için kimsenin istemeyeceği sonuçların gerçekleşmesine gerek yok.Bu STK’lılar, bizlere yemek dağıtırken bir şeyin eksikliğini hatırlattı.Benim web sitesinde ilk yayınlanan yazımda bahsettiğim eksiklik olan, ücretsiz öğünleri.


Karnımızı doyurmak, bu STK’lılara mı düştü? Sorumlular, harekete geçmeli ve bizlere, ücretsiz eğitim kapsamında ücretsiz bir öğün yemek dağıtmalı. Bu eksiklik yüzünden yemek dağıtmak yerine, Eğitim-Sen’in yaptığını yapmalı. Bu seçenek hem meşru, hem de kimseye zarar vermez. Ücretsiz öğün için, yetkilileri uyarmalı. Tabii ki bize bunlar,yemek vermeye devam edecek.Bunu biliyorum. Yine de, meşru yolu söylemek gerekli. Eğer, ücretsiz öğün meselesinde öğrencilerin yanında durulursa beklediklerinden çok daha fazla destek alacaklarını düşünüyorum. Bu işler, “verdiğimiz rahatsızlıktan gurur duyuyoruz.” demekle olmaz. Amaçları bize destek olmaksa, tüm Türkiye ile el ele tutuşup birlik beraberlik içinde “ücretsiz öğün” talep edebilirler. Bu yöntem, doğru olandır.


Okullarda;” ücretsiz öğün” dağıtılması için çağrı yapan birçok örgüt, sendika ve siyasi parti bulunmakta. Bu eksiklikten bahseden ve bizim hakkımızı savunan herkese, teşekkür ediyorum. Kimse okullarda yemek dağıtmıyor, hele ki bayrak ve logo kullanarak. Okulları propaganda alanı olarak görenler, hiçbir zaman istediğini alamayacaklar. Hiçbir zaman affedilmeyecekler, gönlümüzü alamayacaklar. İdeolojisi ve dini fark etmez.Okullar, hiçbir örgütün propaganda alanı değildir.

Okullara destek vermek isteyip nasıl yapılacağını bilmeyenlere, Hüseyin Uzunlar ve Süleymanpaşa Belediyesi gibi yapmalarını öneriyorum. Ne yaptığını bilmemeniz, gayet normal.Çünkü propagandası yapılmadı. Hüseyin Uzunlar, sosyal belediyeciliğin bir gereği olarak, bizlere deneme sınavı testleri, dağıttı. Deneme fiyatlarından yaka silken gençlere, ilaç gibi geldi bu denemeler. Hem de denemelerin üzerindeki amblemler ve fotoğraflar bir sayfayı dolduramayacak kadar az. Denemelerin, propaganda amaçlı hazırlanmadığı buradan anlaşılıyor.


Okulların eğitim amacıyla kullanıldığı, öğrencilerin yüzünün güldüğü, neşe ile sokaklarda oynadığı günleri görmemek, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi beni de yürekten üzüyor. İnsanların kutuplaşmadığı bir gelecek umuduyla, iyi haftalar.